çok kıskanıyordum kimseyle paylaşmak istemiyordum elimden gelse hayatını çalmaya hazırdım ama o kadar eliuzun değildim dilimde uzun değildi bu yüzden pek işlev görmezdi, konuşmazdı.. çok...
iste yine yaptim her on yilda bir böyle bir tane beceririm bir tür ayakli mucize, tenim bir nazi lamba siperligi kadar parlak, sag...
kaybolmak için nedenlerimin olduğu kanaatindeyim. Hani bazen yatağın içinde büzüşüp cenin şeklini alma hali vardır ya; tekrar ana rahmnine dönme isteğini canlandırıyor kafamda. Oysa sadece...
bilumum kayıbım. yoktan düşünceyim. şüpheli figürüm. paranoya müptelasıyım. inanç özürlüyüm. eksik güvenim. onu seviyorumcuyum. beni sevmiyorcuyum.
yapay karanlığa gömülmek istiyorum masa lambasının altında yüzümün yarısını yok etmek istiyorum morlara siyahlara bürünmüş bir melek uçsun leonard cohen eşliğinde.. odamın her yerine değsin bıraksın kokusunu biraz...
Doğrum yok benim, her yarım şey gibi. ne kederli, ne de mutlu Hiç hikayen yok mu senin?
"elleri güvercini andıran,gözleri yerde, bir kadın ürkeksesinde kuşlar kanatlanan... beyaz bir kadın gecede,her soruda ağlamaklı,gözleri yalımlanan.. her adreste "artık yok"her yoksul sofrasına, o da diz çökmüş biraz biliyorum,...
yapabileceğim; sadece aklıma ilk gelen şeyleri el yardımıyla buraya eklemek.. oysa; kelime hazinesi denen şeyden yoksunlaşmışım geçen zaman içinde anılarımın dönekliğinde dönmekten, hep bir yerlere çarpmaktan ,iğne...
BirGeceAnsızınDankEdenHayalPerestlikler Her şeye rağmen “I WILL LOVE AGAIN!” Aklımdan kötü kötü şeyler geçiyor Mesela onu kendime ayartmak gibi Ayartmak oldukça tiksinç kelime oldu Tamam isterdim onun sevgilim...
Zero Tolerance Portishead’ı herkes dinlemez açıkçası sevgili blog arkadaşım (hönk blogsal mısın?)grigor amortis’in de dinlemesi beni oldukça, bi hayli, derinden vs. devasa hayretlere düşürdü. İlk...
Günün birinde çok uzak hayallerimi geçrekleştirmiş olarak çoook uzaklarda olucağım..
"halbuki korkulacak hiç bir şey yoktu ortalıktaher şey naylondandı o kadarve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı.ama geyikli geceyi bulmadan öncehepimiz çocuklar gibi...
Selcen işte çocukluk arkadaşım.. İlköğretim ve ortaokulu birlikte 40 kişilik sınıfta birbirimizi okulun bitmesine yakın keşfettiğimiz üzerime "ağır abla" kisvesini aldıkta sonra daha pekiştik....
Sting-Shape Of My Heart çaldı.. birden aklıma konseri geldi "40 yılda bir kez ele geçen fırsatlar" var ya şimdi bir 40 yıl daha beklersem yaşlanmış...
Ateşi kor cehennemlerde alevleri biraz daha küllendirin üstüme üzerime doğru, tutuşayım.. Yanayım.. yanayım ki etrafımdaki bana dokunup ateşimi görmeyen herkesi de benle yakayım.
Kaçıp dursamda kendimden ben İstanbul'u seviyorum en azından tek yürüyüp saatlerce gezmeyi.. Durgun durgun bakıyım dışarı Düşüncelerim aksın beynimin ön loplarından Hepsini seyrediyim ve işime yarayacak olanları ellerimle...
Ne idüğü belirsiz 4 kol 4 bacaklı, bir bedende iki baş aynı cinsel organları taşıyan varlıklar yaratıldı.. İnsan soyundan gelip dünyayı devlerden kurtarmak için.. Şekilleri o kadar o...
Günün sıradanlığı seyredip yavaş yavaş gecenin sessizliği çökmeye başlamışken sırf vakit geçirmek amaçlı (o da günlerden sonra ilk defa) televizyonda zap zap zapping yapmaya başladım.....